- Türk köylüsünü "efendi" yerine getirmedikçe memleket ve millet yükselemez.
(Mahmut Esat Bozkurt, Yakınlarından Hatıralar)
- Memleket üretiminin artması, çeşitlendirilmesi için olduğu kadar herkes gibi köylünün de refah içinde yaşamasını temin
için bir ( tesis kredisine ) ihtiyaç vardır. Bu görüş, büyük çiftlik ve arazi işletenlere ait olmayıp daha çok küçük çiftçileri
ilgilendirir. Varlığından büyük iş tutarak büyük kâr yapmak için herşeyi borçla sağlamanın yolunu bulanlar genellikle üzücü
sonuçlarla karşılaşmışlardır. Bu gibilere gerçek varlık ve ihtiyaçlarından daha çok kredi açmak ve böylece onları kötü
neticelerle karşılaşmaya teşvik etmek uygun değildir.
Söz konusu tesis kredisinin köylüye nakit olarak verilmesinin uygun olmayacağı şüphesizdir. Bu amaçla ayrılacak para ile bağ
ve meyva fidanlıklarının kurulması, yerli pulluk ve tezgah atelyeleri ve tohum ve hayvan ıslahı müesseseleri kurulması ve
nihayet buralarda dağıtılacak maddelerin fiyatlandırılarak uzun vadelerle toplanması tercih edilir.
(M.K.Atatürk'ün 1931 Yılında Anadolu'ya Yaptığı Seyahat Sonunda Hazırladığı Notlar)
- Türkiye'nin sahibi ve efendisi kimdir? Bunun yanıtını hemen birlikte verelim: Türkiye'nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok güvenç mutluluk ve varlığa hak kazanan ve yaraşık olan köylüdür. Bundan ötürü, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti'nin ekonomik siyasası bu asıl amacı elde etmeye yöneliktir.
...........
Efendiler! Diyebilirim ki bugünkü karayıkım ve yoksulluğun biricik nedeni bu gerçeğin aymaz (gafil) ı bulunmuş olmamızdır. Gerçekten, yedi yüzyıldan beri dünyanın çeşitli ülkelerine göndererek, kanlarını akıttığımız, kemiklerini topraklarında bıraktığımız ve yedi yüzyıldan beri elerinden alıp savurduğumuz ve buna karşılık her zaman aşağılama ve alçaltma ile karşılık verdiğimiz ve bunca özveri ve bağışlarına karşı iyilik bilmezlik, küstahlık, zorbalıkla uşak durumuna indirmek istediğimiz bu soylu sahibin önünde büyük bir utanç ve saygıyla gerçek durumumuzu alalım. (1 Mart 1922)
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:I, 1945)
- Bugüne kadar devam eden harpler ne yazık ki çiftçiliğimizi çok geri bırakmıştır. Bundan sonra bu gibi sakat
hareketlerden kaçınacağız. Memleketin evlâtlarını uzun zamanlar silah altında bulundurmak suretiyle toprağında çalışmaktan,
ailesi ile birlikte bulunup çalışmaktan mahrum etmeyeceğiz.
(Muhit Mecmuası, No:32, 1931, Gazi'nin Nutuklarından Alınmış Vecizeler)
- Milletimiz çiftçidir. Milletin çiftçilikteki çalışmasını, çağdaş ekonomik önlemlerle en yüksek düzeye çıkarmalıyız.
Köylünün çalışması sonunda elde edeceği emek karşılığını, onun kendi menfaatine olmak üzere yükseltmek, ekonomi politikamızın
temel ruhudur. Bu nedenle; bir yandan çiftçinin çalışmasını arttıracak, daha yararlı duruma getirecek bilgilerin, teknik araç
ve gereçlerin kullanılması ve yaygınlaşmasına çalışırken, diğer yandan, onun emeğinin sonuçlarından en iyi şekilde yararlanmasını
sağlayacak ekonomik önlemleri ortaya koymaya çalışmak lazımdır. ( 1922 )
- Memleketimizin ekonomik kaynakları bütün dünyanın hırslarını çekecek verim ve zenginliğe sahiptir. Halkımızın çiftçi olması, topraklarımızın dünyanın
en bereketli topraklarından bulunması, maddi hayat için hiçbir endişeye yer bırakmamaktadır. ( 1922 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:I, 1945)
- Memleketimiz şu iki şeyin memleketidir: Biri çiftçi, diğeri asker. Biz çok iyi çiftçi ve çok iyi asker yetiştiren bir
milletiz. İyi çiftçi yetiştirdik, çünkü topraklarımız çoktur. İyi asker yetiştirdik, çünkü o topraklara göz koyan düşmanlar
fazladır... Bundan sonra da daha iyi çiftçi ve daha iyi asker olacağız. Fakat bundan sonra asker oluşumuz artık eskisi gibi
başkalarının hırsı, şan ve şöhreti, keyfi için değil; yalnız ve yalnız bu aziz topraklarımızı korumak içindir. ( 1923 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)
- Çiftçilerimizin gayretiyle memleketimizin verimli tarlaları birer kalkınma kaynağı olacaktır. Şüphesiz bu kalkınma
kaynaklarını dünyadaki düşmanlara karşı savunma için kıymetli bir ordumuz da bulunacaktır. ( 1923 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)
- Milletimiz çok büyük elemler, mağlûbiyetler, facialar görmüştür. Bütün olanlardan sonra yine bu topraklarda bulunuyorsa
bunun temel sebebi şundandır: "Çünkü Türk Çiftçisi bir eliyle kılıcını kullanırken diğer elindeki sapanla topraktan
ayrılmadı. Eğer milletimizin büyük ekseriyeti çiftçi olmasaydı biz bugün dünya yüzeyinde bulunmayacaktık. ( 1923 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)
- Kılıç kullanan kol yorulur, nihayet kılıcı kınına koyar ve belki kılıç o kında küflenmeye, paslanmaya mahkûm olur.
Fakat sapan kullanan kol gün geçtikçe daha ziyade kuvvetlenir ve daha çok kuvvetlendikçe daha çok toprağa malik ve sahip
olur. ( 1923 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)
- Kılıç ile zafer kazananlar, sapanla zafer kazananlara mağlup olmaya ve bunun sonucu yerlerini onlara bırakmaya
mecburdurlar. ( 1923 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)
- Tarımın kıymetini, önemini köylüye anlatmak ve gerçekten en çok faydayı sağlayacak faaliyete yöneltmek için ona ilim
vermek, ona öğretmek lazımdır. ( 1923 )
- Memleketimiz tarım memleketidir. Bu itibarla halkımızın çoğunluğu çiftçidir, hayvan yetiştiricisidir. Bundan dolayı en
büyük kuvveti, kudreti bu sahada gösterebiliriz ve bu alanda önemli girişimlerde bulunabiliriz. ( 1923 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)
- Ben de çiftçi olduğumdan biliyorum, makinasız ziraat olmaz. El emeği güçtür. Birleşiniz, birliklerle makina alırsınız.
Senede yüz dönüm çalışır, on misli eker, yüz misli elde edersiniz. Bir de toprağa sevdiği tohumu bulup atmalıdır. Memleketimiz
çiftçi memleketi olmaya henüz hak kazanmamıştır. Ziraat memleketi olacağız. Bu da ancak makinalı ziraatle olur. ( 1925 )
(Mustafa Selim İmece, Atatürk'ün Şapka Devriminde Kastamonu ve İnebolu Seyahatleri)
- Makinesiz tarım olmaz. El emeği güçtür. Birleşiniz. Birliklerle makine alırsınız. Senede yüz dönüm ekeceğinize on misli,
yüz misli fazla ekersiniz. Memleketimiz gerçek çiftçi memleketidir. Henüz bu hususa tam halk kazanmış değiliz. Fakat tarım
memleketi olacağız. Bu da makine ile olacaktır. ( 1925 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)
- Her Türk çiftçi ailesinin, geçineceği ve çalışacağı toprağa sahip olması mutlaka lazımdır. Vatanın sağlam temeli ve
gelişmesi buna bağlıdır. Bundan fazla olarak büyük araziyi modern araçlarla işletip, vatana fazla üretim temin edilmesini
teşvik etmek isteriz. ( 1929 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:I, 1945)
- Çiftçiye arazi vermek de hükümetin devamlı olarak takip etmesi gereken bir konudur. Çalışan Türk köylüsüne işleyebileceği
kadar toprak temin etmek memleketin üretimini zenginleştirecek başlıca çarelerdendir. ( 1929 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:I, 1945)
- Çiftçilerimizi kredi, üretim kooperatifleri gibi ekonomik kuruluşlara kavuşturmak ve bu kurluşları ilerletmek ve
geliştirmek gayedir. Küçük sanat sahibi esnafı zorluk ve zayıflıktan kurtarmak ve onları daha kuvvetli, güvenli bir duruma
getirmek için gereken kredi müesseselerini yaratmak düşündüğümüz esaslı noktalardan biridir. ( 1931 )
(Atatürk'ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri)
- Bir köylü ev sanayii kurulması için çareler düşünmek akla gelir. Bizde köylü, evine, aile ve çocuklarının yaşanmasına
gerekli olan yiyecek, içecek ve herkes gibi giyecek için para sarfetmemelidir. Köylü ailenin, elbisenin aba ve kaba bez
dokuma tezgahı, sabanı gibi olmalıdır. Bu esasın yaygınlaştırılması ileriye ait bir ideal olmakla beraber, bu gayeye varmak
için tedbirler düşünmek ve teşebbüslerde bulunmak çok lüzumludur. Aksi takdirde herşey yolunda gittiği zaman ancak yaşayabilen
ve memleket nüfusunun üçte ikisini oluşturan bu insanlar hava gibi, tarım hastalıkları gibi ve nihayet piyasa gibi tesirlerin
müsaade etmemesi halinde bütün kusuru hükümete ve vergilere yüklemekten çekinmeyeceklerdir. ( 1931 )
(M.K. Atatürk'ün 1931 Yılında Anadolu'ya Yaptığı Seyahat Sonunda Hazırladığı Notlar)
- Hasattan sonra ele geçecek ürün köylünün parası demektir... Para değerinin düşmesine karşı tedbir alındığı gibi; memleketimizin
durumuna göre tahıl değeri üzerinde de daima hassasiyetle teklifler hazırlayacak bir büronun hizmeti yararlı olur. ( 1931 )
(M.K. Atatürk'ün 1931 Yılında Anadolu'ya Yaptığı Seyahat Sonunda Hazırladığı Notlar)
- Büyük çoğunluğu oluşturan köylü çiftçimizin incelediğimiz hayatını şu üç esasa dayandırmak lazımdır.
Köylü, ailesiyle yaşamak için, yemek, içmek, giyinmek ve zorunlu ihtiyaçlarını temin etmek ihtiyacındadır. Yiyip içeceği ve giyeceği
maddeleri ideal olarak kendisi üretmeli ve imal etmeli ve hayat için para karşılığında sağlayacağı şeyler asgari cins ve miktarlarda
tutmalıdır. Bu şekilde köylü geçirdiği üretim yılının borcunu ödedikten sonra kendi hesabına ufak bir tasarruf da yapabilmelidir.
Köylü üretim için lazım olan yeterli krediyi, en uygun faiz ile ve malını paraya çevireceği zamana kadar ödemek zorunda kalmadan
bulmalıdır.
Köylü ve hatta büyük çiftlik ve arazi sahipleri ürünlerini ölü fiyatla alacaklarına teslim etmeye veyahut piyasanın en uygun olmayan
zamanlarında aracılara satmaya mecbur olmamalı, aradaki birçok aracılara kâr etme imkânı sağlanmaksızın doğruca tüketici piyasaya
arzedecek veya mümkün olduğu kadar az aracı ile ana piyasaya yaklaşabilecek bir teşkilata sahip bulunmalıdır. ( 1931 )
(M.K. Atatürk'ün 1931 Yılında Anadolu'ya Yaptığı Seyahat Sonunda Hazırladığı Notlar)
- Genel ekonomik koşullar ne olursa olsun, köylüyü sade yaşamında gerekli olan vasıtalarla donatacak yine düşük faizli ve uzun vadeli bir tesis kredisi
temin etmek(tir).
Çiftçileri, yılın ürününü paraya çevirmeleri mümkün olan zamandan önce borç ödemeye mecbur etmeyecek esaslı usuller
koymalı(dır). ( 1931 )
(M.K. Atatürk'ün 1931 Yılında Anadolu'ya Yaptığı Seyahat Sonunda Hazırladığı Notlar)
|