- Geçmişte sayısız medeniyet kurmuş bir ırkın ve milletin çocukları olduğumuzu ispat etmek için yapmamız lâzım gelen şeylerin
hepsini yaptığımızı ileri süremeyiz; bugüne ve yarına bırakılmış daha birçok büyük işlerimiz vardır.
(Ferit Celal Güven, Yücel Dergisi, Cilt:X, Sayı:57, 1939)
- Medeniyet demek, af ve hoşgörü demektir.
(Hasan Rıza Soyak, Fotoğraflarla Atatürk ve Atatürk'ün Hususiyetleri, 1965)
- Biz, batı medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun
bulduğumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz.
(Ayşe Afetinan, Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, 1959, TTK Yay.)
- Memleketler çeşitlidir. Fakat medeniyet birdir. Ve bir milletin ilerlemesi için de bu tek medeniyete ortak olması lazımdır.
Osmanlı İmparatorluğu'nun düşüşü batıya karşı elde ettiği başarılardan çok, boş bir gururla kendisini Avrupa milletlerine bağlayan
bağları kestiği gün başlamıştır. Bu bir hata idi, bunu tekrar etmeyeceğiz. ( 1923 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:III)
- Memleket kesinlikle çağdaş, medeni ve yenilenmiş olacaktır. Bizim için bu, hayat davasıdır. Bütün fedakârlığımızın verimli
olması buna bağlıdır.
Türkiye, ya yeni fikirle donatılmış, namuslu bir idare olacaktır, veyahut olmayacaktır. Halk ile çok ilişkim vardır. O temiz
kitle, bilmezsiniz, ne kadar yenilik taraftarıdır. Faaliyetlerimizde hiçbir zaman engeller bu yoğun tabakadan gelmeyecektir. ( 1923 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:III)
- Milletimiz bundan sonraki çalışmalarında da başarılı olabilmek için, milli hedefini bütün açıklık ve kesinliği ile,
bütün vatandaşların nazarında ve vicdanında bütün parlaklığı ile belirlemiş bulunuyor. İsterseniz benim burada hedef dediğim
şeyi, siz milletin ideali olarak kabul ediniz. Fakat bu değerlendirmeyi yaparken dikkat ediniz ki, hayali bir anlama kendimizi
kaptırmayalım.
Milletimizin hedefi, milletimizin ideali bütün dünyada tam anlamı ile medeni bir sosyal toplum olmaktır. Bilirsiniz ki,
dünyada her kavmin varlığı, kıymeti, hürriyet ve bağımsızlık hakkı, sahip olduğu ve yapacağı medeni eserlerle uyumludur.
Medeni eser meydana getirmek kabiliyetinden yoksun olan kavimler, hürriyet ve bağımsızlıklarından ayrı tutulmaya mahkûmdurlar.
İnsanlık tarihi baştan başa bu dediğimi doğrulamaktadır. Medeniyet yolunda yürümek ve başarılı olmak, hayatın şartıdır. Bu
yol üzerinde duraksayanlar veyahut bu yol üzerinde ileri değil geriye bakmak cahilliği ve tedbirsizliğinde bulunanlar,
medeniyetin coşkun seli altında boğulmaya mahkûmdurlar. Medeniyet yolunda başarı yenileşmeye bağlıdır. Sosyal hayatta, ekonomik
hayatta, ilim ve fen sahasında başarılı olmak için tek gelişme ve ilerleme yolu budur. Hayat ve geçime egemen olan kuralların
zaman ile değişme, gelişme ve yenilenmesi zorunludur. Medeniyetin buluşlarının, tekniğin harikalarının, dünyayı değişiklikten
değişikliğe uğrattığı bir devirde, asırlık köhne zihniyetlerle, geçmişe bağlılıkla varlığın korunması mümkün değildir. ( 1924 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)
- Ben sizin öz kardeşiniz, arkadaşınız, babanız gibi medeniyim diyen Türkiye Cumhuriyeti halkı; fikriyle, zihniyetiyle
medeni olduğunu ispat etmek ve göstermek mecburiyetindedir. Medeniyim diyen Türkiye Cumhuriyeti halkı aile hayatıyla, yaşayış
şekliyle medeni olduğunu göstermek mecburiyetindedir. Sonuç olarak medeniyim diyen Türkiye'nin, hakikaten medeni olan halkı
baştan aşağıya dış görünüşüyle bile medeni ve olgun insanlar olduğunu fiilen göstermeye mecburdurlar. ( 1925 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)
- Artık duramayız, kesinlikle ileri gideceğiz. Geriye ise hiç gidemeyiz. Çünkü ileri gitmeye mecburuz. Millet açıkça bilmelidir.
Medeniyet öyle kuvvetli bir ateştir ki, ona ilgisiz kalanları yakar ve yok eder.
İçinde bulunduğumuz medeniyet ailesinde layık olduğumuz yeri alacağız, onu koruyacağız ve ilan edeceğiz. Refah, mutluluk ve
insanlık bundadır. ( 1925 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)
- Medeniyetin coşkun seli karşısında direnmek boşunadır ve o, gafil itaatsizlere karşı çok amansızdır. Dağları delen,
göklere uçan, göze görünmeyen zerrelerden yıldızlara kadar herşeyi gören, aydınlatan, inceleyen medeniyetin kudret ve yüceliği
karşısında çağdışı kalmış zihniyetlerle, ilkel, boş inançlarla yürümeye çalışan milletler yok olmaya veya hiç olmazsa esir
olmaya ve aşağılanmaya mahkumdurlar. ( 1925 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)
- Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler ve mensuplar memleketi olamaz; en doğru, en hakiki yol, medeniyet yoludur.
Medeniyetin emir ve isteklerini yapmak, insan olmak için yeterlidir. ( 1925 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)
- Medeni dünya çok ilerdedir. Buna yetişmek, o medeniyet çemberine girmek mecburiyetindeyiz...
Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar. ( 1925 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)
- Ben ölürsem asil milletimizin beraber yürüdüğümüz yoldan asla ayrılmayacağına eminim; bununla rahatım. ( 1926 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:V, (Tamim ve Telgrafları) )
- Biz her vasıtadan, yalnız ve ancak, bir görüş açısından faydalanırız. O görüş şudur: Türk milletini, medeni dünyada
layık olduğu yere ulaştırmak ve Türkiye Cumhuriyeti'in sarsılmaz temelleri üzerinde, her gün, daha fazla kuvvetlendirmek...
Ve bunun için de, keyfi yönetim fikrini öldürmek... ( 1927 )
(Nutuk, Cilt:II, 1960, Türk Devrim Tarihi Enst. Yay.)
- "Çağdaş uygarlığı" anlayabilmek, kavrayabilmek, dünya yüzünde eski uygarlıkları, bütün insanlığın ilk uygarlıklarına
doğru tanıyabilmekle mümkündür. ( 1930 )
(Ayşe Afetinan, Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, 1959, TTK Yay.)
- Medeniyetin ne olduğunu başka başka tarif edenler vardır. Bence medeniyeti kültürden ayırmak güçtür ve lüzumsuzdur. Bu
görüşümü açıklamak için kültür ne demektir tarif edeyim.
Bir insan toplumunun;
a - Devlet hayatında,
b - Fikir hayatında yani ilimde, toplum biliminde ve güzel sanatlarda,
c - Ekonomik hayatta yani tarımda, sanatta, ticarette, kara, deniz ve hava ulaştırmacılığında yapabildiği şeylerin ortak
sonucudur.
Bir milletin medeniyeti dendiği zaman kültür adı altında saydığımız üç çeşit faaliyetin ortak sonuçlarının dışında ve başka birşey
olamayacağını zannederim. Şüphesiz her insan toplumunun kültür, yani medeniyet derecesi bir olamaz. Bu farklar devlet, fikir,
ekonomik hayatların her birinde ayrı ayrı göze çarptığı gibi bu fark üçünün ortak toplamı üzerinde de görülür. Önemli olan
ortak sonuçlar arasındaki farktır. Yüksek bir kültür, onun sahibi olan millete kalmaz, diğer milletleri de etkiler. Büyük
kıt'aları kapsar.
Belki bu nedenle olacak, bazı milletler yüksek ve geniş kapsamlı kültüre medeniyet diyorlar. Avrupa medeniyeti, çağımız medeniyeti
gibi. ( 1930 )
(Ayşe Afetinan, Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, 1959, TTK Yay.)
- Milli kültürün her alanda açılarak yükselmesini Türkiye Cumhuriyeti'nin temel dileği olarak sağlayacağız. ( 1932 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:I, 1945)
- Asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey, analarımızın ve atalarımızın oldukları gibi, yüksek kültürde ve yüksek fazilette
dünya birinciliğini tutmaktır. ( 1932 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:III)
- Yüksek ve inkılâpçı bir kültür seviyesine varmak için, önümüzdeki yıllarda daha çok emek vereceğiz. Müsbet bilimlerin
temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve
yükselmiş olan erdemli, kudretli bir nesil yetiştirmek, ana siyasetimizin açık dileğidir. ( 1935 )
(Atatürk'ün Tamim, Telgraf ve Beyannameleri)
- Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli kültürdür. Bu sözü burada ayrıca açıklamaya lüzum görmüyorum. Çünkü bu, Türkiye
Cumhuriyeti'nin okullarında birçok sebeplerle eser halinde tespit edilmiştir.
Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek, zekâyı eğitmektir.
Yine insan, enerjisiyle ve fakat doğanın kendine değer verildikçe tükenmez yardımıyla, yükselen, genişleyen insan zekâsı
sınırsız kavrayış anlamında "insanım" diyen özel bir nitelik kazanır.
İnsan, hareket ve faaliyetin, yani dinamizmin ifadesidir. Bu böyle olunca kültür, yukarda işaret ettiğimiz insanlık niteliğinde
insan olabilmek için, esas unsurdur. Bunu kısaca açıklayalım: Kültür, doğanın yüksek verimlilikleriyle mutlu olmaktır. Bu
ifade içerisinde çok şey saklıdır. Temizlik, saflık, yükseklik, insanlık vs... Bunların hepsi insanlık niteliklerindedir.
İşte kültür sözcüğünü mastar şekline soktuğumuz zaman, doğanın insanlara verdiği yüksek nitelikleri kendi çocuklarına,
torunlarına ve gelecek nesillere vermesi demektir.
Buraya kadar anlatmak istediğimiz; bugünkü Türkiye Cumhuriyeti çocukları, kültürel insanlardır. Yani hem kendileri kültür
sahibidirler, hem de bu özelliği çevrelerine ve bütün Türk milletine yaymakta olduklarına inanmışlardır. ( 1936 )
(Ayşe Afetinan, Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, 1959, TTK Yay.)
- Dünyada, şimdiye kadar, başka başka milletlerin birlik kurdukları ve asırlarca berabe yaşadıkları, tarihte görülmüştür.
Bizim kurmak istediğimiz birliğin tarihte geçmiş olan birliklerin çok üstünde olmasını isteriz.
Tarihi bu kadar yüksek bir idealin esas temel taşı, yalnız geçici politika esaslarında kalmaz. Bunun esas temel taşları lazımdır
ki, kültür ve ekonomi cevherleriyle dolu olsun. Çünkü kültür ve ekonomi her türlü siayasete yön veren temel esaslardır. ( 1937 )
(Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)
|