|
KİŞİSEL BİLGİLER |
|
İLKELERİ
|
ATATÜRKÇÜLÜK |
ANILAR |
1938 ve ANITKABİR |
DİĞER BİLGİLER
|
| 
|
KİTAP ÖNERİLERİ
|
|
|
|
SÖYLEV I - II - III / ATATÜRK
Türk Devrim Tarihi'nin bu en önemli kaynağını, başucunuzdan hiç ayırmayın...
"Sizi günlerce meşgul eden uzun ve detaylı söylevim, en sonunda geçmişte kalmış bir dönemin hikâyesidir. Bunda, milletimin ve gelecekti evlatlarımızın dikkatini çekebilecek bazı noktaları belirtebilmiş isem, kendimi mutlu sayacağım.
Bu söylevimle, milli hayatı sona ermiş varsayılan büyük bir milletin; bağımsızlığını nasıl kazandığını ve bilim ve tekniğin en son esaslarına dayalı, milli ve modern bir devleti nasıl kurduğunu ifadeye çalıştım.
Bugün ulaşmış olduğumuz sonuç, asırlardan beri çekilen milli felaketlerden alınan derslerin ve bu aziz vatanın, her köşesini sulayan kanların bedelidir.
Bu sonucu, Türk Gençliği'ne emanet ediyorum. ( 1927 ) "
|
YURTTAŞLIK BİLGİLERİ / ATATÜRK
Ulus nedir? Ya devlet? Özgürlük ne demek? Demokrasiyi nasıl tanımlayacağız? Karşılıklı haklar ve görevler nelerdir? Bütün bu sorulara Atatürk'ün, çağdaşlığını hâlâ yitirmeyen yanıt arayışları salt gençlerimizi değil, yetişkin yurttaşlarımızı da doyuracak nitelikte...
|
TEK ADAM I - II - III / Şevket Süreyya AYDEMİR
Mustafa Kemal kimdir? Asker mi? Teşkilâtçı mı? Devlet adamı mı? Öncü mü?... Elbette bunların hepsi. Ama hepsinden önce bir mantık adamı....
Mustafa Kemal, bir "Tek Adam" dı. Tarih içinde misyonu olan, bu misyonu benimseyen ve onu tahakkuk sahasına çıkarabilen adam...
İşte bu kitap, o devrin ve o insanın hikayesidir....
|
ŞU ÇILGIN TÜRKLER / Turgut ÖZAKMAN
Dünyadaki en meşru, en ahlaklı, en haklı, en kutsal savaşlardan birinin, emperyalizme karşı verilmiş ve kazanılmış ilk kurtuluş savaşının, bir millileşme ihtilalinin romanı, şaşırtıcı bir yakın zaman destanı...
· Turgut Özakman'ın elli küsur yıldır süregelen çabasının ürünü.
· Milli Mücadelemizin, bir serüven romanı gibi rahat okunan ve şimdiye kadar yazılmamış ayrıntılı, çok yönlü öyküsü.
· Gurur ve ibret verici gerçeklerin, gerçek belgelere dayalı olgu ve olayların, insanı içine çeken, şaşırtan, heyecanlandıran, ağlatan, gönendiren anlatısı.
Tüm yeni nesillere eşi olmayan bir armağan.
|
KUTSAL İSYAN - 8 Cilt / Hasan İzettin DİNAMO
Kurtuluş Savaşımızın gerçek hikâyesi bugüne kadar çeşitli nedenlerle ulustan gizli kalmıştır. Emperyalist devletlere karşı girişilen özgürlük savaşının genç kuşaklar tarafından bilinmesinde büyük yararlar vardır.
Şair ve yazar Hasan İzettin Dinamo, bu eserini, bu noktadan hareket ederek sabırla hazırlamıştır. 20 yıllık titiz bir çalışma, bağımsız yaşayabilmesi için neler yapması ve nelere katlanması gerektiğini göstermektedir.
Kutsal İsyan'da, emperyalist devletlerin silasız ve barışsever insanların yaşadığı bir ülkeye nasıl saldırıp, bunları yoketmeye çalıştığını; toprağını, özgürlüğünü satan bireyci kişiler yanında; vatansever halkın kanlarıyla kazandığı özgürlük savaşının hikâyesini okuyacaksınız...
|
KEMALİZM, LAİKLİK ve DEMOKRASİ / Ahmet Taner KIŞLALI
Evet. Atatürk suçludur!...
Eğer Türk işçisi, Batı'daki gibi, çocuk yaşta yeraltında günde 14-16 saat çalıştığı dönemler yaşamamışsa; bir oy hakkı için bile, Fransız işçisi gibi, 59 yıl kanlı bir savaşım vermek zorunda kalmamışsa bunun suçlusu odur!
Eğer Türk kadını yasal olarak erkeğine eşitse, "köle" değilse, seçme ve seçilme hakkını, Fransız kadınından bile önce elde etmişse; kadınlar bugün Türkiye'de vali, bakan, başbakan bile olabiliyorsa bunun suçlusu odur!
|
ATATÜRK'E SALDIRMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ / Ahmet Taner KIŞLALI
Bu kitap dört bölümden oluşuyor.
'Kemalizm Üzerine'
'Demokratik Sol-Sosyal Demokrasi Üzerine'
'Güneydoğu Sorunu Üzerine'
'Kültür, Siyaset ve Ordu Üzerine'
"Uğur Mumcu'nun arkasında ayaklarıyla ya da düşünceleriyle yürüyen tüm Atatürkçülere..."
|
BEN DEMOKRAT DEĞİLİM / Ahmet Taner KIŞLALI
Ordu niçin ve ne zaman siyasete karışır? Hangi koşullar üst üste eklendiğinde "darbe" yapar? Siyasal iktidara doğrudan ya da dolaylı olarak el koyduğunda, yönünü belirleyen etkenler nelerdir? Ordunun ideolojisi nasıl oluşur, nasıl değişir?
27 Mayıs'ın ordusu ile 12 Eylül'ün ordusu niçin düşman kardeşlerdir? Bugünün ordusu niçin 12 Eylül'ün ordusu değildir? 28 Şubat'ın anlamı nedir?
Sorular çok. Birçok sorunun cevabını bu kitapta bulacaksınız!...
|
BİR TÜRKÜN ÖLÜMÜ / Ahmet Taner KIŞLALI
Kitaba adını veren Bir Türkün Ölümü, yaşamının 28 yılını paylaştığı Nilgün Kışlalı'yı yitirdikten sonra, acı duyarak yazdığı yazısıdır; o günlerde yankısı büyük olmuştur. Kışlalı, "Mutluluğun paylaşıldıkça arttığını, acınında paylaşıldıkça azaldığı gerçeğini yaşayarak anladım" diyor. Paylaşıldıkça acılar nasıl azalırsa, sevinç, doğru ve güzel olanlar da büyür, yaygınlaşır. Kışlalı gibi akla, bilgiye yaslananların yaptığı da doğruları çoğaltma savaşımından başka bir şey değildir. Laik Cumhuriyetimizin başındaki kara bulutlara aldırmaz görünürsek, ne acıyı azaltma, ne de sevinci çoğaltma şansımız kalacak. Bir Türkün Ölümü gibi kitaplardaki bilgilerle beslenmek, uyarılara kulak vermek zorundayız...
|
UYAN GAZİ KEMAL / Uğur MUMCU
"Biz, Ulusal Kurtuluş Savaşı'na ve bu savaşın yüce komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e inançla bağlıyız. İlerici düşüncemizin odağına "Kemalist" düşüncenin kutsal bağımsızlık harcını koyarız. Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı benimsememiş düşünce ve akımlarla hiç ama hiç bağdaşmayız."
Uğur MUMCU
|
ATAM İZİNDEYİZ / Uğur MUMCU
Sen ülkeni okyanus ötesi devletlerin öncü karakolu yapıp, sınırlarını Amerikan üsleriyle donat, sen ülke emkonomisini, uluslararası tekellerin ahtopot kollarına teslim et; sen kardeşi kardeşe vurdurtmak için gizli çeteler kur; sonra kalk, utanmadan ve sıkılmadan 'Ata'm, izindeyiz; Cumhuriyeti koruyoruz' diye siyaset dolandırıcılığı yap!..
Elsiz ayaksız bir yeşil yılan / Yaptıklarını yıkıyorlar Mustafa Kemal / Hani bir vakitler Kubilay'ı kestiler / Sen buyurdun kesenleri astılar / Sen uyudun asılanlar dirilir / Mustafa'm, Mustafa Kemal' im...
Cumhuriyet'in temelini elsiz ayaksız yeşil yılanlar kemiriyor; devletimiz NATO generallerinin emrinde, ülkemiz IMF'lerin ipoteğinde!... ... Uyan Gazi Kemal uyan!... ...Devletin devlete, insanın insana kulluğunu yok etmek için uyan, uyan Gazi Kemal!
|
SAHTE ATATÜRKÇÜLÜK / Uğur MUMCU
'Resmi ideoloji '' yapılan, Atatürkçülüğün kendisi midir, yoksa onun, özünden soyutlanmış, saptırılmış, iktidarsa olanların kendi ideolojilerine göre biçimlendirilmiş yapay görüntüleri mi? Ne acı ki ikincisi... Atatürkçülük, hem iktidarda olanların tek boyutlu ve kısır düşürcelerine göre biçimlendirilmiş, hem de bu haliyle ''resmi ideoloji' yapılmak istenmiştir.
Atatürkçülüğü, Ulusal Kurtuluş Devrimciliği olarak anlamak ve yorumlamak gerekir. Bu anlamda ''Atatürkçülük'' anlayışını okurlarımıza sokmuş değiliz. Bugün de, ''devrim'' sözcüğünü kaldırıp, yerine ''inkılap'' sözcüğünü yerleştirerek Atatürkçülüğü benimseteceğimizi hiç sanmıyoruz.
Atatürkçülük, ancak çoğulcu bir demokraside, özgürlükcü bir düzende benimsetilirse, bu eğitim daha sağlıklı olur. Atatürkçülüğü bir siyasal iktidarın ''resmi ideolojisi'' yaptınız mı, Atatürkçülük yerine sahtesi egemen olur.
|
KÜRT DOSYASI / Uğur MUMCU
"Terörü yalnızca iyi izlemek, gizli kalmış belgeleri günyüzüne çıkarmak ve parçaları bir araya getirmekle yetinmeyip, aynı zamanda bu olguya nasıl yaklaşılması gerektiğini de iyi saptamış olan Uğur mumcu, elinizdeki tamamlanmamış çalışmasında da, bir kahraman olarak sunulan ve efsaneleştirilmek istenen Apo'nun geçmişine eğilerek, onun gerçek yüzünü ortaya seriyor."
Ali Sirmen
|
DEVRİM TARİHİ ve TOPLUMBİLİM AÇISINDAN ATATÜRK / Prof. Dr. Emre KONGAR
Atatürk bir diktatör müydü?
Atatürk devrimi evrensel midir?
Atatürkçü ideolojinin özü nedir?
Laiklik nedir?
Türk Devrimi bugün hangi aşamadadır?
Bu eserde, Atatürk'ü bir başka görüş açısıyla yeniden tanıyacaksınız...
|
ATATÜRK DEVRİMİ - Bir Çağdaşlaşma Modeli/ Prof. Dr. Suna KİLİ
"Türkiye İş Bankası - 1981 Siyasal Bilim Büyük Ödülü" nü alan bu eserde, Prof. Dr. Suna Kili, eşsiz kalemi ve zekâsıyla Atatürk Devrimlerini, o dönemin koşullarıyla değerlendirerek, Türk ulusunun, Türkiye Cumhuriyeti'nin bugününün ve yarınının, O'nun varlığının temelindeki ulusal, laik ve hukuksal olma bağlamında ve bu bağlamın sürekliliğinde saklı olduğunu, bizlere açık bir şekilde göstermiştir.
|
KEMALİZMİN ÖZÜ - Görüşler, Düşünceler/ Prof. Dr. Toktamış ATEŞ
...Kemalizm; "halkçılık", "laiklik", "cumhuriyetçilik", "devrimcilik", "devletçilik" ve "ulusçuluk" olmanın ötesinde, değişen nesnel koşullar karşısında, bu ilkeler çerçevesinde sürekli tutumlar takınmaktır. Kemalizm kesinlikle salt ileriye açık bir ideolojidir. Kemalizmi yorumlerken bazı farklı noktalara varılabilemesi olasıdır.
Ancak Kemalizm'de olmayan şey; "tutuculuk" ve "statükoculuk"tur. Mustafa Kemal'in düşünceleri nesilden nesile aktarılacak bir put değil; yönlendirici bir "dünya görüşü" ve dünyanın dinamik bir yorumudur...
...Acaba günümüz "Atatürkçü"lerinden kaç tanesi 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal'i Samsun'da karşılamaya giderdi? Kaç tanesi O'nun peşinden Ankara'ya gelirdi? Ve acaba kaç tanesi Galata Köprüsü'nde müttefiklere alkış tutardı?...
|
DÜNYADA ve TÜRKİYE'DE LAİKLİK / Prof. Dr. Toktamış ATEŞ
Laik Türkiye Cumhuriyeti'nin bireyleri olarak hâlâ "laiklik nedir, ne değildir" tartışması içindeyiz. Laiklik; laikliğe karşı kişi ve kurumlarca çarpıtılıyor, bilinçli olarak bir "kavram kargaşası" yaratılıyor.
Toktamış Ateşi "Dünyada ve Türkiye'de Laiklik" adlı bu yapıtında, Atatürk'e ve laik cumhuriyetimize yöneltilen saldırıların; akla, mantığa ve bilime dayalı hiçbir açıklaması olmadığını gözler önüne seriyor. Atatürk'e, laikliğe ve cumhuriyete ilişkin "en sistemli" saldırı, "dinsizlik" ya da "Tanrıtanımazlık" suçlamalarıdır. Oysa Türkiye'de, dini inançlarının gereğini yerine getirenler değil; oruç tutmayan, namaz kılmayanlar baskı görmektedir. Üstelik laiklik, hoşgörüyle, din ve vicdan özgürlüğüyle bilinçli olarak karşılaştırılmakta, laik olduğunu söyleyenler dinsizlikle suçlanmaktadır.
Bu yapıtta, öncelikle bu konudaki "kavram kargaşası" çözümlenmekte; Laiklik nedir, ne değildir açık seçik ortaya konulmaktadır. Özellikle günümüzde laik Türkiye Cumhuriyeti'nin yurttaşları olarak, laikliğe ilişkin suçlama ve bilgisizlikleri; ancak bölyesine doyurucu, bilime, akla, mantığa dayalı yapıtlarla karşılayabiliriz.
|
ANADOLU İHTİLÂLİ / Sabahattin SELEK
Sabahattin Selek, bu eserinde, günümüzün politik nedenlerini düne bağlamakta, Mondros Mütarekesi'nden Cumhuriyetin ilânına kadar süren olaylar zincirini gerçekçi açıdan ve yarına ışık tutmak kaygısı ile değerlendirmektedir. Böylece genç kuşaklara soyut görünen yakın tarih olayları somut olarak ve bilimsel bir görüşle incelenmekte, tarihsel yerine oturtulmaktadır.
Açık, sade bir dil ve akıcı bir üslupla yazılmış olan eserde, halkın tutumu, özgürlük anlayışı, ordu, din ve din adamları gibi "Milli Mücadele"yi etkileyen unsurlar ve önderlerin kişilikleri de objektif bir görüşle belirtilmiştir.
|
MİLLİ KURTULUŞ TARİHİ / Doğan AVCIOĞLU
Bu eser, alışılmış anlamda bir tarih kitabı değildir. Tarih, genellikle geçmişin, yani, ölünün incelenmesi demektir. "Milli Kurtuluş Tarihi"nde ise, bugün karşı karşıya bulunduğumuz ve yarın karşılaşabileceğimiz sorunlara yanıt aranmıştır. Daha açık bir deyişle, yeryüzünde ilk bağımsızlık savaşını veren bir ülkenin milli kurtuluş hareketi, günümüzde ve gelecekte Türkiyemizi bekleyen sorunlar açısından sorguya çekilmiştir.
|
VAHİDETTİN, M. KEMAL ve MİLLİ MÜCADELE -
yalanlar, yanlışlar, yutturmacalar / Turgut ÖZAKMAN
Son yılların, günümüze ışık tutan en geniş ve şaşırtıcı araştırması. Yakın tarihimize yönelik başlıcayalanları, yanlışları, yutturmacaları büyük bir sabırla derleyen ve titizlikle değerlendiren Turgut Özakman, yüzlerce yerli ve yabancı objektif kayanağa dayanarak gerçekleri açıklamakta, bilinen kıvrak üslubu ile bir kısım yorucu ve ayrıntılı bilgiyi bile, bir solukta okunacak biçimde sunmaktadır. Bütün tarihseverlerin ve yakın tarihimizle ilgili gerçekleri öğrenmek isteyenlerin, başucu ve başvuru kitabı olacak bir çalışma.
|
ATATÜRK, KURTULUŞ SAVAŞI ve CUMHURİYET KRONOLOJİSİ / Turgut ÖZAKMAN
'Atatürk, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Kronolojisi'nde, 1881-1938 arasındaki 57 yıllık yoğun dönem, aynı zaman dilimi içindeki bazı dünya olaylarıyla, dönemin özelliğini belirten bazı ayrıntılar ve sayılarla birlikte verilmiştir.
Kitapta, ayrıntılı kronolojiden ayrı olarak renkli sayfalara basılı, 1911-1938 dönemini kapsayan bir de 'Özet Kronoloji' bulunmaktadır.
Bu kitapçık, kuru bir tarih çizelgesi olarak da okunabilir; sıfırdan başlayarak, bin türlü iç ve dış engeli, oyunu, tuzağı, yoksunluğu ve yoksulluğu adım adım aşıp zafere ulaşan; aydınlanmayı yani aklın ve vicdanın özgürlüğünü sağlayan; yalnız maddi kalkınmayı değil, sanat, kültür, hukuk vb. alanlarda da kalkınmayı amaçlayan, 18 yılda başarılmış, benzersiz bir mücadelenin, devrimlerin ve kalkınma çabaların satırbaşlarından oluşan heyecanlı bir roman gibi de.
|
19 MAYIS 1999, ATATÜK YENİDEN SAMSUN'DA I - II / Turgut ÖZAKMAN
BU KİTABI OKUYUNUZ... OKUTUNUZ...
"Bu halk ne istiyordu yahu? Atatürk'ü böyle çılgınca özlemeleri için ne sebep vardı ki? Memleketi evelallah gül gibi idare etmekteydiler. Partiler, televizyonlar, radyolar, üniversiteler, köprüler, barajlar, santraller, otoyollar, fabrikalar çoğalıyor, gökdelenler yükseliyor, döviz serbestçe alınıp satılıyor, İngilizce ağır ağır Türkçenin yerini alıyor, beceren köşeyi dönüyor, manavlarda İtalyan eriği, marketlerde Fransız sirkesi, eczanelerde Viagra bile bulunuyordu. Neredeyse cebi olan herkesin bir cep telefonu vardı. 8 yıllık eğitim de başlamıştı. Çağ atlamak başka nasıl olurdu? Daha ne olsundu! Atatürk'ün sözünü ettiği çağdaş uygarlık düzeyine bal gibi ulaşılmıştı işte! Çağdaş uygarlık düzeyi eğer bu değilse, neydi? Gerçi bazı ufak tefek sorunlar vardı ama bu kadarcık kusur da her demokraside bulunurdu."
Uzun yıllar boyunca "Ah bir gelse!", "Ah Atatürk olsaydı!" diye özledik O'nu. Bir mucize gerçekleşip Atatürk 19 Mayıs 1999'da geri dönse ve yeniden Samsun'a ayak bassasydı, ne derdi acaba, Türkiye'de neler olurdu, bugünkü durumun sorumluları ne yaparlardı? Bu kitap işte bu özlemin ve bu mucize sürecinde yaşanan çarpıcı olayların, sevinçlerin, umutların, acıların; düşündürücü, şaşırtıcı, uyarıcı, uyandırıcı ve eğlenceli sahnelerin romanıdır.
|
DÜNYA DÜŞÜNÜRLERİ GÖZÜYLE ATATÜRK ve CUMHURİYET / Prof. Dr. Özer OZANKAYA
Atatürk'ün önderlik ettiği Türk Devriminin ve kurduğu Türkiye Cumhuriyetinin 'Bir Uygarlık Projresi' oluşturan ilkeler üzerine dayalı olduğu, geçen 76 yıl içinde hem Türkiye'de, hem de dış ülkelerde düşünürler ve devlet adamları tarafından sürekli olarak dile getirilmiştir. Prof. Dr. Özer Ozankaya, bu yapıtında 4 kıtadan 43 bilim, siyaset, düşün ve sanat adamıyla yaptığı görüşmelerde dış dünyanın Atatürk'e ve Cumhuriyetimize olan övgü ve hayranlığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
|
|
SÖMÜRÜLEN ATATÜRK ve ATATÜRKÇÜLÜK / Asım ASLAN
Yurdumuzda çeşit çeşit Atatürkçüler vardır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:
Papağan Atatürkçüleri: Atatürk'ün söz, düşünce ve özdeyişlerini tıpkı bir papağan gibi ezberleyip yineleyenlere ( tekrarlayanlara ) papağan Atatürkçüsü denir.
Tören Atatürkçüleri: Bunlar, sadece ulusal ve resmi bayramlarda, törenlerde Atatürkçü olan kişilerdir.
Reklam Atatürkçüleri: Atatürkçülüğü gerçekten benimsemedikleri halde, her fırsatta Atatürkçülükten söz ederek, Atatürkçülüğün reklamını yapanlara reklam Atatürkçüsü denir.
Korku Atatürkçüleri: Korkularından Atatürkçü olanlara korku Atatürkçüleri veya zoraki Atatürkçüler denir. Bunlar, korktuklarında, sıkıştıklarında, zor durumda kaldıklarında Atatürkçü olurlar.
Moda Atatürkçüleri: Atatürkçülük, yurdumuzda bazı dönemlerde moda olur. Sadece Atatürkçülük modasına uymak için Atatürkçü olanlara, Atatürkçü görünenlere moda Atatürkçüsü denir.
Söylev Atatürkçüleri: Bunlar, Atatürk ve Atatürk inkılâpları üzerine söylev çekmeyi Atatürkçülük sayan kişilerdir.
(...)
|
UYGARLIK, ÖZGÜRLÜK ve ATATÜRK / M. İskender ÖZTURANLI
"Bu kitapta, aydınlıkla karanlığın, umutla umutsuzluğun, yaşamla ölümün çelişkileriyle, çatışmalarıyla karşılaşacaksınız. Uygarlık, özgürlük, demokrasi ve erdem sorunlarıyla, insan dediğimiz o soylu yaratığın pek de hoş olmayan davranışlarıyla yüz yüze geleceksiniz. Kimi sayfalarında bir haykırış kimi sayfalarında bir yıkılış çıkacak karşınıza. Ulusumuzun yazgısı da buna benzemiyor mu?"
|
NEREDESİN EY ATATÜRK / M. İskender ÖZTURANLI
Atatürk'ten sonra gelmiş geçmiş tüm devlet adamlarından ve siyasi iktidarlardan yakınmalar bulacağınız bu kitapta, Türkiye'yi yönetenlerin hemen hemen tümünün Atatürk ilkelerinden ödün üstüne ödün vermelerini okuyacaksınız...
|
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN LİDERLİK SIRLARI / Adnan Nur BAYKAL
Atatürk'ü başka açıdan gören bir eser.
|
ALMAN VAKIFLARI ve BERGAMA DOSYASI / Dr. Necip HABLEMİTOĞLU
Cumhuriyet Tarihçisi Dr. Necip Hablemitoğlu, Avrupa Parlamentosunun A4-0432/98 sayılı kararından sonra AB ülkelerinin neden Bergama'daki altın üretimiyle ilgilendiklerini araştırdı. Uzun araştırma sonunda bu kararın arkasındaki ülke ortaya çıktı. Almanya... Sonra Bergama'da, Havran'da, Sivrihisar'da, Uşak'ta ve daha pekçok altın yatağına sahip yerleşik merkezinde Alman Vakıfları ve örgütleriyle karşılaştı. Almanya'daki Türkleri biliriz de, Türkiye'deki Almanları bilenimiz var mıdır? Türkiye'de her türlü etnik, dinsel-mezhepsel ajitasyonu gerçekleştiren, toplumsal, siyasal, ekonomik ve hatta genetik alanlarda hazırlattığı projelerle her türlü espiyonaj faaliyetini sürdüren, yerel basında, yerel yönetimlerde, üniversitelerde, sendikalarda, kamu kurum ve kuruluşlarında, kısaca stratejik öneme sahip birimlerde "etki ajanı" ve "Alman sempatizanı" yetiştiren, şeriatçı yapılanmalardan çevreci örgütlere, bölücü yapılanmalardan terör örgütlerine, legal derneklerden siyasi partilere kadar uzanan çizgide, Türkiye'ye, Atatürk ilke ve devrimleri ile Cumhuriyet'in tüm değerlerine karşı olan, ulus devletin parçalanmasını isteyen tüm rejim karşıtlarına lojistik destek veren, bu ülkeyi alttan oyan bir avuç Alman istihbaratçısı, Türkiye'de Vakıf temsilcisi statüsünde göre yapmakta ve Türkiye'deki Sivil Toplum Örgütleri (NGO) olgusunu çok iyi kullanmakta... Dr. Necip Hablemioğlu, alanında ilk olan bu araştırmasında Türkiye'deki Alman yıkıcı etkinliklerini belgeleriyle gözler önüne seriyor.
|
KÖSTEBEK / Dr. Necip HABLEMİTOĞLU
Yıl 1925. Büyük Atatürk, genç Cumhuriyetin yurttaşlarına ve dış ülkeler şu tarihi mesajı veriyordu: "Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz"...
Yıl 2002. Türkiye Cumhuriyet, şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olma yolunda, devrimlerden dönüş sürecinin sancılarını yaşıyor...Geçtiğimiz yüzyılın başında, İngiliz işbirlikçisi Derviş Vahdeti, Sait Molla, Dürrizade Abdullah, İskilipli Atıf gibi mürtecilerin tasfiyesi üzerini Cumhuriyet kurulmuştu. Bugün, küreselleştiği iddia olunan dünyada, gerçek anlamda küreselleşen Türkiye vatandaşı mürteciler, İngiltere'nin yanı sıra, ABD, Almanya, Libya, Suudi Arabistan gibi ülkelerden yönetilmeye, yönlendirilmeye devam ediyorlar.
|
KARŞIDEVRİM (1945 - 1950) / Çetin YETKİN
Günler günleri kovaladıkça, yaşam ilerledikçe gördüm ki, Türkiye'de yaşanan Karşıdevrim'in başlangıç gün saati, 10 Kasım 1938, 09:05'tir. Bu karşıdevrimin ilk yılları II. Dünya Savaşı dönemine denk geldiği için, o günlerin ölüm - kalım kaygısı içinde, pek anlaşılamamıştı, anlayanlar da seslerini duyuramamışlardı. Savaşın bitiminde ise, karşıdevrim, demokrasi, çok partili düzen, demokratikleşme yaygaralarının arkasına ustaca gizlendi. Bu sürecin kaçınılmaz sonucu, Türkiye'nin emperyalizme teslim edilmesi olacaktı.
|
ATATÜRK'ÜN İZİNDE BİR ARPA BOYU / Doç. Dr. Bahriye ÜÇOK
TV'den naklen verilen bir mevlitte, tarih boyunca Anadolu'yu ilk kez yüzde doksan dokuz buçuk müslümanlaştıran O'nun adı son duada anılınca cemaatten homurtular yükseldi. Camide âdeta küçük çapta bir ayaklanma oldu. Atatürk'ün izinde idik.
(...)
|
Emperyalizmin Tuzaklarındaki Ülke ya da OLTADAKİ BALIK TÜRKİYE / M. Emin DEĞER
"Biz askeri paktlarımızı kurmayı ve sağlamlaştırmayı hedef alan tedbirlere devam etmeliyiz... büyük ölçüde politik ve askeri nüfuz garantileyecek genişlikte bir ekonomik yayılma planını Asya, Afrika ve diğer az gelişmiş bölgelerde uygulamak zorundayız... (Nelson A. Rockefeller'in Başkan Eisenhower'a yazdığı mektuptan)
"Çağdaş tarihimizin en acı öyküsüdür anlatılan... İnandırıcılığı belgelerle güçlendirilen, alabildiğine titiz bir araştırma bu. Büyük bir ilgiyle, ama yine de hüzünle okuyorsunuz; çünkü Emin Değer o hengâmede aymazlıkları, yer yer ihanetleri de sergiliyor...."(Server Tanilli)
|
... BİR MİLLET UYANIYOR!.. 1 / Yöneten: Attilâ İLHAN

Usta yazar Attilâ İlhan'ın yönetiminde, her biri Türkiye Cumhuriyeti'ni korumak ve savunmak yolunda uğraş vermiş 17 değerli insanın kaleminden cumhuriyetimize ve insanımıza yönelik tehlikeler, sorunlar ve çözüm önerileri.
Türkiye Cumhuriyeti'ni korumak ve savunmak kararlılığında olan herkes için, Bilgi Yayınevi'nden önemli bir kültür hizmeti.Attilâ İlhan yönetimindeki Bir Millet Uyanıyor dizisinin aynı adlı ilk kitabında, Cüneyt Akalın, Sina Akşin, Necla Arat, Ataol Behramoğlu, Arslan Bulut, Tevfik Çavdar, Barış Doster, Alpaslan Işıklı, Halit Kakınç, Yıldırım Koç, Erol Manisalı, Mehmet Bora Perinçek, Vural Savaş, Necdet Sevinç, Sadi Somuncuoğlu ve A.Altay Ünaltay yer alıyor. ...Batı ittifakı ve NATO üyeliğinden bu tarafa, 'sistem', ekonomiden kültüre, savunmadan eğitim ve öğretime, bütün 'ulusal' kalelerimizi düşürmek peşindedir; 'dil'ini ve 'din'ini, açık açık, göstere göstere, dayatmaya başlamıştır...O halde, hangi kesimden olursak olalım, 'teslim olmamak' için, biraraya gelmek, ortak bir direnişe yönelmek, millet olarak uyanmak zorundayız.Bu dizi, bizi uykumuzdan uyandırmak amacıyla hazırlanmıştır. Dizinin diğer kitapları, aynı yazarların ve onlar gibi, "karakterleri hürriyet ve istiklal olan" başka değerli kalemlerin çalışmalarından oluşacak
|
BİR MİLLET UYANIYOR 2 - TÜRKLERİN JEOPOLİTİĞİ ve AVRASYACILIK /
Suat İLHAN - Yöneten: Attilâ İLHAN
...Batı ittifakı ve NATO üyeliğinden bu tarafa, 'sistem', ekonomiden kültüre, savunmadan eğitim ve öğretime, bütün 'ulusal' kalelerimizi düşürmek peşindedir; 'dil'ini ve 'din'ini, açık açık, göstere göstere, dayatmaya başlamıştır...
O halde, hangi kesimden olursak olalım,'teslim olmamak' için, biraraya gelmek, ortak bir direnişe yönelmek, millet olarak uyanmak zorundayız.
BU DİZİ, BİZİ UYKUMUZDAN UYANDIRMAK AMACIYLA HAZIRLANMIŞTIR.
parola:vatan işareti:namus
|
BİR MİLLET UYANIYOR 3 / BATILI İŞÇİ SÖMÜRÜYE ORTAK
Yazarı: Yıldırım KOÇ - Yöneten: Attilâ İLHAN
Bir Millet Uyanıyor dizisinin üçüncü kitabı,20 yıldır YOL-İŞ Sendikası Eğitim Dairesi Başkanlığı yapan Yıldırım Koç tarafından kaleme alındı. Türkiye'de emperyalizm, işçi sınıfı ve sendikalara ilişkin sorular; Amerikan, Alman, İngiliz emperyalizmi ve sendikaları deneyimlerinden hareketle yanıtlanıyor.
Yıldırım Koç kitabında, “burjuva proletarya” kavramından yola çıkarak
“'İşçi sınıfı enternasyonalizmi ve küresel direniş' mi yoksa 'sendika emperyalizmi' mi? ” sorusunu irdeliyor.
|
GÖZ GÖRE GÖRE... KAPANA DÜŞTÜ TÜRKİYEM - BİR MİLLET UYANIYOR 4/
Sadi SOMUNCUOĞLU - Yöneten: Attilâ İLHAN
Türkiye'nin deneme tahtası yapılmasına daha fazla izin verilemez. Bölünüp bölünmeyeceğini denemek kimsenin hakkı da haddi de değildir... Bu kapan mutlaka kırılmalıdır, kırılacaktır da!"
O halde hangi kesimden olursak olalım, 'teslim olmamak' için, biraraya gelmek, ortak bir direnişe yönelmek, millet olarak uyanmak zorundayız.
Türkiye Cumhuriyeti'ni korumak ve savunmak kararlılığında olan herkes için, Attila İlhan'ın yönetiminde hazırlanan "Bir Millet Uyanıyor" dizisinin dördüncü kitabını Sami Somuncuoğlu kaleme aldı.
"AB'nin yalanları, odaktaki Kıbrıs, hedefteki Lozan ve uyutulan 'göz göre göre' kapana düşürülen Türkiye."
|
ALLAHIN SÜNGÜLERİ "reis paşa" / Attilâ İLHAN
Yıl 1920. "Reis Paşa" artık Anadolu'ya geçmiş, millitvekilleri Ankara'ya toplanmakta... Yurdun dört bir yanında direnişin ateşi harlanmış. Ama kışkırtmaların, ayaklanmaların da ardı arkası kesilmiyor. Ortalık toz duman.
"Reis Paşa", bir yandan savaşı yönetirken, bir yandan da tasarladığı geleceğin bir yandan da tasarladığı geleceğin tohumlarını atıyor... Allahın Süngüleri bu büyük direnişin öyküsünü anlatıyor ve onun kahramanlarının etten kemikten, "insan" resimlerini çiziyor. Mustafa Kemal, İsmet İnönü, Halide Edip, Yunus Nadi... Makbule Hanım, Zübeyde Hanım, büyük aşk Fikriye... Tarih kitaplarında birer isim olan bu şahsiyetler romanda adeta canlanıyor, hayat buluyor. Hepsi, bazen soğuk Ankara tepelerinde, bazen İstanbul'un bir zengin konağında, bazen tıklım tıklım direnişçi dolu trenlerde, bazen meclise giden tozlu yollarda nefes alıyorlar...
Romanın görsel dili sizi Kurtuluş Savaşı'nın en hummalı günlerinin ürpertici atmosferine katacak; kah "demirkırı bir kısrağın" soğukta dumanlaşan nefesini yüzünüzde hissedecek, kah "Reis Paşa"yla birlikte Ankara'nın "damar damar, çilek pembesi, soğuk ve dumanlı bir lacivert" gecesine bakacaksınız. Allahın Süngüleri, Aynanın İçindekiler dizisinin altıncı romanı...
|
YILDIZ HİLAL ve KALPAK - GAZİ'NİN ULUSAL SOLCULUĞU - CUMHURİYET SÖYLEŞİLERİ (Ekim 98 - Mart 99) / Attilâ İLHAN
T. İş Bankası Kültür Yayınları
|
EY TÜRK İSTİKBÂLİ'NİN EVLÂDI! / Hulki CEVİZOĞLU
Ey Türk İstikbâlinin Evlâdı!
Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nı başardıktan sonraki “son sözü”, bugünkü koşullarda bizim için yeniden “ilk söz” haline geldi. Bugün, neredeyse “her şeye yeniden başlıyoruz!”, Kurtuluş Mücadelesi’ndeki gibi..
Mustafa Kemal, “EY TÜRK İSTİKBÂLİNİN EVLÂDI!” derken, “Birinci görevimizin Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyeti’ni sonsuzluğa değin korumak ve savunmak” olduğunu söylüyordu. “Bütün bu koşullardan daha acılı ve daha korkunç olmak üzere...” diye de, olacaklar konusunda hepimizi uyarıyordu. İşte, bu kitapta “Ulusumuzun yoksulluk ve sıkıntı içinde ezgin ve bitkin düşmüş” durumuna çâre olacak görüşlerimizi sunuyor, bugünkü büyük tehlikelere dikkat çekiyoruz.
Ali Kemaller’in medyasında unutmamalı ve haykırmalıyız ki; “Bu ortam ve koşullar içinde dahi görevimiz, Türk bağımsızlığını ve Cumhuriyeti’ni kurtarmaktır! Muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur!..”
|
YA SEV YA SEVR (Bir Gafletin Büyümesi) / Hulki CEVİZOĞLU
“Tarihi uykulardan” hep son anda uyanan Türkiye, bugün de uluslararası büyük planların hedefinde. İçerde ise, yıllardır bir gaflet gözümüzün önünde büyüyor ve büyütülüyor.
Hulki Cevizoğlu, Türkiye üzerinde oynanan oyunları “inceledi”, “araştırdı” ve önemli insanlarla konuştu... Ortaya, nefesinizi tutarak okuyacağınız, bir solukta bitireceğiniz bir eser çıktı.
Bu kitapta;
- terörün en yoğun olduğu dönemde Başbakan Demirel ve Yardımcısı İnönü’nün politikalarının sonuçlarını;
- “Başbakan Özal, ‘PKK büyüsün’ diye TSK’yı 10 yıl devreye sokmadı”, “Bunlar bence çok ağır gafletler, bir bölümü de ihanet” diyen önemli komutanın şok açıklamalarını;
- “Pilotlar ile piyade ve komando subaylarımdan ABD’nin PKK’ya yardımını bizzat gözleriyle gördüklerine ilişkin anlatım dinledim” diyen bir başka komutanın açıklamaları ile
- ilk kez duyacağınız çok önemli tarihi gerçeklerin ışığında, yıllardır büyüyen bir gafleti, ülkemizi bölme çabalarını ve iyi birşeymiş gibi sunularak canlandırılmak istenen “1991 ruhu”nun ne olduğunu, nasıl geliştiğini bulacaksınız.
Bugün, bu ülkede yaşayan bizler “ya bu ülkeyi sevecek, ya da Sevr’e razı olacak...” noktaya geldik.
Bu kitapta okuyacağınız herşey gerçektir. Ciddi bir araştırma ve incelemeye dayanmaktadır.
Okuyacağınız birçok bilgi karşısında şaşkınlığa düşseniz de, ders almayı unutmamalıyız.
|
BÜTÜN KALELER ZAPTEDİLMEDİ (Attilâ İlhan’la Birkaç Saat) / Hulki CEVİZOĞLU
Türkiye’de bir grup “toplu uyku hâli” içinde kendisini “pop kültüre” kaptırmış, esnemeye ve bunu etrafındakilere de bulaştırmaya devam ediyor.
- “Türkiye’nin bir hain kontenjanı var, bu nüfusun yüzde 10’udur”,
- “Türk aydını dediğimiz kişi, Batı’nın manevi ajanıdır”,
- “Eğitim, savunma ve ekonomi milli olmalıdır, olmazsa Sevr gelir”,
- “Batı diye bir şey yoktur. Bu hayâli bir kavramdır.”
- “Türkiye’de basın Türk değildir”
Toplumcu yazar ve düşünür” Attilâ İlhan’ın, ülke çapında büyük heyecan yaratan ve dalgalanmalara neden olan bu açıklamaları bir “ders” ve “belge” niteliğinde.
“Dipten bir dalga yükseliyor. Bir çeşit Müdafâ-i Hukuk oluşuyor” diyen Attilâ İlhan’ın sözünü ettiği “dipten gelen dalga” yakın bir zamanda esneyenlerin yüzüne tokat gibi çarparak ya uykudan uyandıracak, ya da...
|
AMERİKA'NIN KÖRFEZ SAVAŞI / Hulki CEVİZOĞLU
1991’deki Birinci Körfez Savaşı’ndan tam 12 yıl sonra, 20 Mart 2003 saat 04.30’da Bağdat’a yeniden ABD füzeleri düşmeye başladı.
Günlerdir durumu anlamaya çalışanlara yanıt, eski başbakanlardan Bülent Ecevit’ten geliyordu: “Türkiye bir bakıma işgal altına girmiş bulunuyor.”
1. Körfez Savaşı’nda dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal, savaş istiyordu. Özal’ın savaş isteğinin temelinde, “Orduevlerinde yatıp kalkan bir ordu istemiyorum. Ordu dediğin savaşır” görüşleri vardı.
Bu kitapta birinci savaşta yaşananların, verilen sözlerin, tutulmayan vaadlerin, yalanların, ortaya çıkan gerçeklerin ve analizler ile ciddi değerlendirmelerin; 2003 yılındaki 2. Körfez Savaşı’na ışık tuttuğunu göreceksiniz.
|
TÜRK OLMAK / Hulki CEVİZOĞLU
Batılılar tarafından yüzyıllardır dünyaya ve Türkler’e yapılan propaganda ile; Türkler’in barbar, vahşî, uygarlıktan uzak, yalnızca savaşan ve uluslaşamamış göçebe bir topluluk olduğu ileri sürüldü.
Bu kitapta, “Ah Şu Biz Kara Bıyıklı Türkler” ve “Ah Şu Biz Göçebeler” adlı kitapları ile büyük tartışmalar yaratan ünlü yazar Demirtaş Ceyhun’un iddiaları, iddialara yanıtlar; Türk’üm Doğru’yum demenin, ulus-devlet-ülkü ve yurt kavramlarının çağdışı olup olmadığı; Türkler’in göçebe mi uygar mı olduğu; Türk aydınına düşen görevler ve Oryantalizm’in etkilerini büyük ilgiyle okuyacağınıza eminiz.
|
TARİH TÜRKLER'DE BAŞLAR / Hulki CEVİZOĞLU
Pek çok kitapta “tarihin Sümer’de başladığı” ileri sürülür. “Yeni tarih tezi” ile “Tarihin Türkler’de başladığı” görülüyor. Bu kitapta yer alan, yeni tarih tezini, Batı’nın Türkler’i tarihsiz bırakma ve Türk Tarihi’nden kurtulma çabalarını, Türkiye üzerine oynanan oyunları ve Oryantalizm’in yıkıcı etkilerini büyük bir ilgiyle okuyacağınıza eminim.
Böylece, “Türklüğün medenî vasfı güneş gibi doğacaktır” diyen büyük Atatürk’ü daha iyi anlayacak ve “Bu 2. Kurtuluş Savaşı’dır” diyen bilimadamlarına hak vereceksiniz.
|
TÜRKÇE İBADET / Hulki CEVİZOĞLU
“Türkçe ibadet” ya da “anadilde ibadet” konusu Türkiye’de alevi hiç sönmeyen bir ateş gibi.
2002 yılı sonundaki tartışmanın içeriği ibadetin Türkçe olup olmaması değil, ezanın gerekli olup olmaması noktasına geldi. Bundan sonraki aşamaların neler olacağı büyük bir soru işareti !..
Oysa, kimi ilâhiyatçılara göre “ibadetin parçası”, kimilerine göre ise “sadece bir duyuru” olan ezanın “ulusal kimlik”le de sıkı bağlantısı var.
Bu kitapta yer alan Cemal Kutay’ın “Türkçe ibadet” (anadilde ibadet) konusundaki ayrıntılı açıklamaları ile ek bilgilerin, bugünkü ve gelecekteki tartışmalara ışık tutacağına inanıyoruz.
|
TÜRKİYE ve TÜRKÇE ÜZERİNE OYNANAN OYUNLAR / Hulki CEVİZOĞLU
Avrupalı’nın bize uyguladığı “oryantalist” propaganda, kendisinden olmayanın ya da kendisine benzemeyenin “çağdaş olmadığı” yanılgısına dayanıyor.
Günümüzde moda bir kavram ve akım olan “küreselleşmenin” ardına gizlenen egemen yabancı diller, özellikle İngilizce, anaokuluna kadar girdi. Yabancı dil öğretilmesi yerine, yabancı dille eğitimin desteklenmesi, dil emperyalizminin su gibi sessiz ve sinsi biçimde her yere sızması sonucunu doğurdu.
“Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk Milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır” diyen Atatürk’ü bugün kaç kişi duyuyor acaba?..
Dün, şairimiz de haykırıyordu: “Türkçe’nin çekilmediği yerler vatandır!”
Bugün ise Türkiye, “psikolojik (ruhbilimsel) bir savaşla” karşı karşıya... Bu kitapta, Türkiye ve Türkçe üzerinde oynanan oyunların büründüğü şekilleri, oyunun boyutlarını, yere düşen “ses bayrağımız” Türkçe’nin yeniden lâyık olduğu zirvede dalgalanması için alınması gereken önlemleri okuyacaksınız.
|
ALTIN ve SUİKAST (Bergama ve Alman Vakıfları Olayı) / Hulki CEVİZOĞLU
Altın ve suikast!..
Bu iki sözcük, Türkiye’de Dr. Necip Hablemitoğlu’nun öldürülmesi ve onun son yıllardaki mücadelesini anlatıyor.
Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizleri ile boğuşan ülkemizde, yer altındaki milyarlarca dolarlık değerli ve kimileri stratejik madenimizin “uyuyor” ve “uyutuluyor” olması ne anlama geliyor?
Büyük devletler ya da (kimilerine göre devletlerin bile üzerindeki) “bazı büyük güçler” mi bizleri uyutuyor?
|
28 OCAK - BİR HÜKÜMET NASIL DEVRİLDİ / Hulki CEVİZOĞLU
Ordu nasıl konuşur; neyi nasıl söyler; eyleminin ipuçları ve yaptırımı nelerdir? “Tankların yürümesine neden olan adam Bekir Yıldız”, “12 Mart’ın ünlü Muhtıracısı E.Orgeneral Muhsin Batur” ve “Tarikat Sermayesinin Yükselişini önleyen yazar Faik Bulut” ile yapılan röportajlarla, 28 Şubat Süreci, bu kitapta üç farklı boyutla ele alınıyor.
|
EN SEVDİĞİ GÜNEŞTİ / Alptekin GÜNDÜZ
1950 lerin Türkiyesinden tutun da 1980 li 90 lı yıllara kadar geçen olayları, bir başka açıdan görme olanağını bizlere gösteren Sayın Alptekin Gündüz, iyi bir yazar olarak da kendisini kanıtlamıştır. O kadar çok bilgiye, uzun yılların verdiği bir araştırma sayesinde kısa bir zamanda sahip olabilmenin, ve Cumhuriyet tarihine büyük hizmetlerde bulunmuş büyük bir şahsı - Suphi Baykam’ı - tanıyabilmenin mutluluğunu yaşıyorum.
Akıllarda kalacak tek soru belki de şu : Siyaset mi? HASTAŞ mı?
Bir biyografiden öte, genç - yaşlı bütün insanlığa bir ders kitabı hediye ettiğiniz için şükranlarımı sunarım.
|
ATATÜRK VE TIBBİYELİLER / Metin ÖZATA
Mustafa Kemal’in genç subaylık döneminden ölümüne kadar arkadaşlık yaptığı, cephelerde birlikte çalıştığı, görev verdiği ve çeşitli nedenlerle karşılaştığı Tıbbiyeliler vardır. Onlar, hem Atatürk’ün sağlık sorunlarını gidermeye çalışmış hem de ülkenin bağımsızlığı için çeşitli cephelerde mücadele etmişlerdir.
Mesleği icabı insan sağlığıyla uğraşan ve onları ölümden kurtarmaya çalışan Tıbbiyeliler, vatan işgale uğrayınca müfrezeler kurmuş, Müdafaa-i Hukuk teşkilatlarında başkan veya üye olmuş ve hatta Kuvayi Milliye emrinde savaşmıştır.
Bilim ve teknolojinin ülkemize yerleşmesinde büyük katkıları olan Tıbbiye, bağrından çıkan vatansever öğrenci ve hekimler sayesinde ulusal direnişin en güzel örneklerini vermiştir.
Bu kitapta şimdiye kadar pek yazılmamış bir pencereden Mustafa Kemal’in yaşam mücadelesini ve arkadaşlık yaptığı, sırlarını paylaştığı, gizli görev verdiği, Çanakkale ve İstiklal Savaşı’na katılmış ve Kuvayi Milliye emrinde savaşmış tıbbiyelilerin gerçek öyküsünü bulacaksınız.
|
PATLAK AMPUL / Ergün POYRAZ
"Patlak Ampul" muhteşem bir kitap. Tayyip'in ve ekibini belgelerle okuyup öğreneceksiniz. "Biz değiştik" palavrasının geçmişini göreceksiniz.
Emin Çölaşan / Hürriyet 11 Kasım 2002
Patlak Ampul... Erbakan ve Tayyip'in belalısı Ergun Poyraz'ın yeni kitabı... Bu kitap çok konuşulacak. Çünkü içindeki iddialar çok büyük. Kitapta AKP'nin sabıkalı adaylarından, AKP'li kurucu milletvekilleri ve adaylarının Laik Cumhuriyete ve Atatürk'e yönelik küfür dolu sözlerini, Tayyip Erdoğan'ın Belediye şirketlerinde yer alan sabıkalı, PKK'lı DHKP-C'li, Hizbullahçı, İBDA-C'li isimlere kadar ilginç bilgiler yer alıyor. AKP'nin adının ve ambleminin nereden geldiği, Tayyip Erdoğan'nın Yahudi kuruluşları ve CIA elemanları ile ilgili bağlantıları Laik Cumhuriyet'i yıkmak amacıyla çete kurmaktan dolayı DGM'de yargılanan Fethullah Gülen ile ilişkileri...
Zübeyr Kındıra/Star-17 Ekim 2002
Yazara, AKP Genel Başkanı ve Başbakan sıfatı ile Tayyip Erdoğan 50 milyarlık, Başbakan başdanışmanı Cüneyt Zapsu 10 milyarlık davalar açmışlar, bu isimlerin iş ortağı M. Fatih Saraç kitabın toplatılmasını istemiş ancak açtıkları davaları kaybetmişlerdi.
|
MUSA'NIN GÜLÜ / Ergün POYRAZ
Her yazdığı kitap olay olan yazar, bu kitabıyla da Dışişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül'ün dünden bugüne gelişimini, çocukluğundan evliliğine, evliliğindeki ilk gelişmelerden bugüne bilinmeyenlerini gözler önüne seriyor.
Kitapta, Kayseri olarak bilinen Gül'ün Siirt göçmeni olmasının ve kabinedeki diğer akrabası olan bakanı göreceksiniz.
(...) Abdullah Gül'ün mahkemeleri ve mahkumiyet kararlarını okuyacak oldukça şaşıracaksınız. İngiliz istihbarat servislerinin yurtdışı görevlere gönderilecek ajanlarının önemli bir kısmının seçildiği Exeter Üniversitesi'ndeki eğitim günlerini ve ilişkilerini okuyacaksınız...
|
MUSA'NIN ÇOCUKLARI - TAYYİP ve EMİNE / Ergün POYRAZ
"Elimde Ergün Poyrazın birkaç gün önce piyasaya verilen son kitabı...
"Musanın Çocukları Tayyip ve Emine." (Togan Yayınları.)
Okumaya başladım, elimden bırakamadım. Ergün Poyraz muhteşem bir araştırmacı. Akla hayale gelmeyen arşivlere balıklama dalıyor, inanılmaz belge ve bilgileri ortaya çıkarıyor ve yorumunu yapıp okurlarına sunuyor.
Bundan önce yazdığı "Patlak Ampul", "Refahın Gerçek Yüzü", "Kanla Abdest Alanlar" gibi kitapları da böyleydi.
"Musanın Çocukları Tayyip ve Emine"yi okurken şaşırdım. Türkiyeyi kimlerin yönettiğini, onların geçmişini, yaşam öyküsünü, büyük sermaye ile aralarındaki parasal ilişkileri gerçi biliyordum ama böylesini, bu kadarını ve dahası, kitabın isminin niçin bu olduğunu Ergün Poyrazın kitabını bir solukta okuyunca öğrenmiş oldum!
Burada size daha fazla bilgi vermek istemiyorum. Sizden ricam, bu sürpriz kitabı mutlaka okumanızdır. Okuyunca bana teşekkür borcunuz olacak! Bir mesaj atıp teşekkür etmenizi bekleyeceğim."
Emin Çölaşan / 18 Nisan 2007 - Hürriyet
|
TÜRKİYE'NİN ETNİK YAPISI - Halkımızın Kökenleri ve Gerçekler / Ali Tayyar ÖNDER
"A. Tayyar Önder'in 5 yıllık araştırması (Kürtler) hemen tüm malzemeyi önümüze koyuyor." "Farklı ülkelerden ünlü araştırmacıların savları incelenmiş. Bulgular sergilenmiş..."
Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı
|
İHANETİ GÖRDÜM / Erdal SARIZEYBEK
Türk yakın tarihini anlamak için o dönemi yaşayanların anılarını objektif bir şekilde yazmaları gerekir. Askerler, siyasiler, üst düzey bürokratlar başından geçenleri genç kuşaklara aktarırsa gelecekteki yaşanması muhtemel sorunların önüne geçebilir.
Ülkemizde başından geçenleri objektif bir şekilde anlatan ve yazanlardan biri de emekli albay Erdal Sarızeybek'tir. Bir önceki kitabı Ya Gazi Paşa duyarsa ile tüm şimşekleri üzerine çeken ve yazılamayanları yazan Sarızeybek bu kez ihaneti sorguluyor.
PKK terör örgütünün 1980'lerden günümüze kadar sarmaşık gibi nasıl boy attığını ve ona bilmeden de olsa yardım eden siyasi, askeri tüm yetkilileri mercek altına alıyor. Turgut Özal'dan Tayyip Erdoğan'a askeri bürokrasiden diğer yetkililere bu sürece dahil olmuş herkes Sarızeybek'in kaleminden nasibini alıyor.
|
|
|
|
Sayfa Tasarımları Özgür Coşgun'a aittir
..:::: www.TEKADAMDEVRİMİ.com ::::..
|
|