Uzun bir aradan sonra, tekrar sizlerle birlikte olmaktan son derece mutluyum. Sitenin görsel ve yazınsal güncellemeleri, ekonomik sıkıntılar derken.. Bu noktaya kadar geldik.
İnternetten uzun süre ayrı kalmamızda başka bir neden yok. Ne tehdit ne de başka birşey!... Ama ekonomi belimizi büktü maalesef :(
1995 senesinde başladığım WWW.TEKADAMDEVRİMİ.COM için, bugüne kadar desteklerini asla esirgemeyen - sorgu sual sormadan destekleyen - aileme, bu server'ı almamdaki en büyük katkısı olan SİNEM'e, ve yıllardır server sıkıntılarımı çözen sevgili Erhan'a sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
Kemalizm'in artık çok rahat bir şekilde "sözde" ulusal(?) kanallarda hakaret amacıyla kullanıldığı bir dönemde, son şeklini veremediğim web sitemi, tekrar yayına koymaya karar verdim.
Bu site, Kemalistlere, Atatürk'e , Atatürk'ün fikirlerine ve düşüncelerine, eylemlerine gönül verenlere, Atatürk'e inananlara, ve Atatürk'e "dinsizce, ahlakaksızca, düşüncesizce ve bilinçsizce küfür edenlere adanmıştır!.Ne siyaset yapmaya, ne "Paşa"larımızı övmeye ne de "Paşa"larımıza sövmeye, ne de "Rant" sağlamaya bir şekilde!...Hiç kimseden korkumuz yoktur, tek korkumuz, yanlış ve eksik bilgi vermektir, öğrenmek isteyenlere...
Başka hiçbir amacı yoktur!...
Saygılarımla...
ATATÜRK'TEN ANILAR (YAŞAMDAN DAKİKALAR)
Videonun yayın hakkına sahip olan, ve bu konuda, sitemizde videonun yayınlanmasını istemeyen hak sahipleri, lütfen bizimle irtibata geçsinler.
10.YIL NUTKU'NDAN...
Videonun yayın hakkına sahip olan, ve bu konuda, sitemizde videonun yayınlanmasını istemeyen hak sahipleri, lütfen bizimle irtibata geçsinler.
ATATÜRK ve EINSTEIN.. ("Ya gelseydi!.. Ya kalsaydı!...")
Videonun yayın hakkına sahip olan, ve bu konuda, sitemizde videonun yayınlanmasını istemeyen hak sahipleri, lütfen bizimle irtibata geçsinler.
ATATÜRK'ÜN TOKYO'DA YAPTIRDIĞI İLK ve TEK CAMİİ ("Sunay Akın'dan...")
Videonun yayın hakkına sahip olan, ve bu konuda, sitemizde videonun yayınlanmasını istemeyen hak sahipleri, lütfen bizimle irtibata geçsinler.
ÖZDEYİŞLER
Milletler egemenliklerini geçici olarak da olsa verecekleri meclislere dahi lüzumundan fazla güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile istibdat ( keyfi hareket ) edebilirler. Ve bu istibdat, şahsi sitibdattan daha öldürücü olabilir. Bunun için meclisler belirli zamanlarda yenilenir. Bu sayede milli egemenlik daha daha emniyetli, esas ve şartlara bağlanmış olur. Meclisler uygun görülenden fazla uzun süre devam ederse, bu takdirde vekillerle temsil edilenler arasındaki görüşler birbirinden ayrılmaya ve bağlar çözülmeye başlar. Nihayet vekiller başka şey, temsil edilenler başka şey düşünmeye başlarlar.
Efendiler! Meclisler belirli devre içinde vazife yaparken dahi vekillerle temsil edilenler arasında önemli konularda da anlaşmazlık meydana gelemez mi? Bu da olmayacak şey değildir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, kararlar gerçekten milletin hayatında tedavisi mümkün olmayan zararlar meydana getirebilir. Bu da başlı başına bir sorundur. Bu hususta da yasal önlemler lazımdır. Millet her ihtimale karşı egemenliğini korumak zorundadır. Bu hususta yapılagelen şey tekrar milletin genel oyuna başvurmaktır. Bugünkü meclisimiz milli egemenliğin âşığıdır. Bundan sonrakilerin de öyle olcağına şüphem yoktur. Bunlar elbette bu gibi önlemleri tam olarak bilirler. ( 1923 )
(Arı İnan, Gazi M.Kemal Atatürk'ün 1923 Eskişehir-İzmit Konuşmaları, 1982)
Son yılların, günümüze ışık tutan en geniş ve şaşırtıcı araştırması. Yakın tarihimize yönelik başlıcayalanları, yanlışları, yutturmacaları büyük bir sabırla derleyen ve titizlikle değerlendiren Turgut Özakman, yüzlerce yerli ve yabancı objektif kayanağa dayanarak gerçekleri açıklamakta, bilinen kıvrak üslubu ile bir kısım yorucu ve ayrıntılı bilgiyi bile, bir solukta okunacak biçimde sunmaktadır. Bütün tarihseverlerin ve yakın tarihimizle ilgili gerçekleri öğrenmek isteyenlerin, başucu ve başvuru kitabı olacak bir çalışma.
BU YAZI, ÇANAKKALE SAVAŞLARI'NIN NE TARİHÇESİ NE DE ÖYKÜSÜDÜR .... SADECE ÇANAKKALE DESTANI'NIN SAYFALARINDAN BİRKAÇ ÇİZGİDİR ...
Çanakkale Savaşı, demir ve çeliğin, insan gücünü ve cesaretini yenemeyeceğini ve vatan sevgisini öldüremeyeceğini, yıldıramayacağını bütün dünyaya kanıtlamıştır. Bu savaş, milletçe uyanışımızın gerçek başlangıcı olmuştur. Mustafa Kemal Arıburnun'dan, Anafartalar'dan, Kocaçimen'in şahekasından bir güneş gibi doğmuştu. Çanakkale'de feda edilen Türk kanı, Türk istiklâlinin ve Cumhuriyeti'nin harcına karışmıştı.
Şehitlerimizin ve gazilerimizin aziz hatırları önünde şükranla eğilelim...
DUR YOLCU! BİLMEDEN GELİP BASTIĞIN BU TOPRAK, BİR DEVRİN BATTIĞI YERDİR. EĞİL DE KULAK VER, BU SESSİZ YIĞIN BİR VATAN KALBİNİN ATTIĞI YERDİR.
"Biz, istiklâl mücadelesinden itibaren sosyal hayatımızda yaptığımız büyük devrimleri köylere götürecek adam yetiştirmek isteriz.
(...)"
Hasan Âli Yücel
"Köy Enstitülerini Cumhuriyetin eserleri içinde en kıymetlisi , en sevgilisi sayıyorum. Köy Enstitülerinden yetişen evlatlarımızın muvaffakiyetlerini ömrüm boyunca yakından ve candan takip edeceğim.(9.5.1941)"
diye söz vermişti İnönü. Köy enstitülüler, bu sözü yıllar sonra acıyla anımsayacaklardı.
1929 - 1939 yılları arasındaki on yılda dünya sanayi üretimi %19 artarken, Türkiye'de sanayi üretimi artışının %96'yı bulduğunu, Sovyetler Birliği ve Japonya dışında hiçbir ülkede, bu alanda Türkiye'den daha hızlı bir büyüme sağlayamadığını..
(Porf. Dr. Suna Kili , Atatürk Devrimi - Bir Çağdaşlaşma Modeli, S. 263 - 264.)
Hitler dönemi Almanya ve Avusturya'sını terkeden 142 bilim adamının Batı'nın gelişmiş ve varlıklı ülkeleri dururken, Türkiye'ye gelmeyi tercih ettiklerini...
Sitemizden copy/paste (kopyala/yapıştır) yaptığınız yazıların birçoğunda, yazılar, kaynakları ile birlikte verilmiştir. Sitemizden aldığınız konuların kaynaklarını lütfen belirtiniz... Kaynak olarak sitemizin adını belirtmeniz veya kaynak olarak sitemizde belirtilen ilgili kaynağı göstermeniz ; emeğe saygının bir göstergesi olacaktır. Yazının gerçek sahibinin emeğine lütfen saygılı olunuz!..